Huzurlu Evler

Mutlaka her evde kavga olur ama önemli olan evin içinde genel olarak huzurlu ve sakin bir ortamı sağlayabilmek.
Ruh hali bulaşıcıdır! Her anne bir aile bireyinden diğerine gerginliğin ne çabuk yayılacağını bilir.
Çoğu zaman farkında olmasak da elimizde olmadan çevremizdekilerin ruh halinden etkileniriz. Bir araştırma, herhangi bir yabancının bile bebek ağlamasına tansiyon yükselmesi ve kan basıncının artması gibi bilinçsiz tepkiler gösterdiğini ortaya koyuyor. Konu üzerinde sorumluluğu olmayan kişilerin bile başka kişilerin stresine böyle tepki gösterdiğini varsayarsak, kim bilir biz kendi evimizde olanlardan ne kadar etkileniyoruz.
Stresli aile ortamı kaçınılmaz, önemli olan onu en aza indirmek. İşte annelerin evdeki huzuru koruma yolları…

Karnı acıkanları besleyin
Çocuklar genelde acıktıklarını fark etmez. Sakince ‘Acıktım!’ demek yerine huysuzlaşır ve en ufak bir şeye bile patlarlar. Kan şekerinin kırılma noktasına kadar düşmesini beklememek gerekir. Arabada bulunduracağınız bisküviler, dolapta çocuğun boyunun yeteceği yükseklikte duran peynirler, mutfak masasındaki meyveler sorunu çözebilir. Çocuğunuz nedensiz yere mızmızlanmaya başlarsa, akşam yemeği 10 dakikaya hazır olacak olsa bile, ona atıştırmalık vermekte yarar var. Siz de sinirlerinizi yatıştırmak için yanınızda hafif atıştırmalıklar bulundurabilirsiniz.

Geleneklere bağlı kalabilirsiniz
Uzmanlara göre çocuklar davranışlarının sonucunu bildikleri zaman daha az sorun çıkarıyor. Konmuş her kuralın sonucunu görmek için karşı çıkmaya meyilli oluyorlar. Ama yemek vaktinin, oyuncaklar toplandıktan ve banyo yapıldıktan sonra geleceği belirtilirse çocuk yıkanmayla ilgili çok sorun çıkarmayacaktır.

Sakin protestoya izin verin!
Çocuklar her zaman kurallara uymaz ve biz de onların hayal kırıklıklarını sessizce aşmalarını bekleyemeyiz. Ama bütün aileyi strese sokmalarına da izin vermemeliyiz. Çocuğunuzun bağırıp çağırarak enerji atması gerekiyorsa bunu özel olarak, kendi odasında kapısını kapatıp yapmasını isteyin. Sakinleşip neden mutsuz olduğunu ya da haksızlığa uğradığını düşündüğünü anlatırsa eşinizle birlikte onu dinlemelisiniz.
Böylece çocuğunuz yürümeye başladığı andan itibaren siniriyle odasında kendisi baş etmeyi öğrenir. Kocaman gözlerle bağırarak odasına giden çocuklar genelde 30 saniye içinde gözleri yaşlı bir şekilde ama sakinleşmiş olarak geri gelecektir. Ne de olsa izleyici yokken sinir krizi geçirmenin hiçbir zevki yok.
Bu yöntem yeni yürümeye başlayan çocuklar kadar büyük çocuklar için de geçerli.
Sinirli bir çocuğu patlamadan önce sakinleşmeye gönderin. Genelde anneler çocuğu ortamdan uzaklaştırmayı bir ceza olarak kullanır. Aslında sakinleşme ve siniri frenleme yolu olarak kullanılmaları daha yararlı.
Olayların kızıştığını fark ettiğiniz zaman, çocuğunuzu odasına gönderip istediği bir şarkıyı söylemesini veya bir kitaba bakmasını önerebilirsiniz. Kitabı veya şarkısı bittiğinde odasından çıkıp sakince konuşmaya devam edebilir.

Onların da programları var!
Çocuklar kötü sürprizlerden en az bizim kadar rahatsız olur. Onların planlarını onlardan habersiz bir şekilde değiştirmek, ağlama krizlerine neden olur. Bu yüzden oyun zamanlarının biteceğini 5 dakika önceden bildirin. Dışarı çıkmadan önce ne yapacağınızı konuşun. ‘Önce markete gideceğiz, elma ve muz alacağız ama şeker almayacağımızı bilmelisin, sonrasında da parkta teyzenle buluşacağız.’ gibi…
Uzmanlar bunun özellikle günlük rutinde aksaklık yaratan planlar için önemli olduğunu vurguluyor. Oyuncaklarıyla oynamak yerine sizin istediğiniz bir şeyi yapmasını talep edeceğiniz zaman bunu bebişinize önceden belirtmelisiniz.

Herkes özel ilgi ister
Çocuklar dışlandıklarını hissettiklerinde yaygara çıkarmaya bayılır! Dikkat edilmesi gereken nokta evde büyük kardeşler varsa onlarla da tek tek ilgilenmek gerektiği. Büyük kardeşin küçüğe sataşmaya başladığını fark ettiğinizde, onunla baş başa kitapçıya yapacağınız bir gezi bir süreliğine de olsa davranış problemlerini düzeltecektir.

Bebeğiniz sizin sınırlarınız içinde özgür olsun
Siz araba kullanırken koltukta düzgün oturması, yeterli uyku alması gibi önemli konularda sonuna kadar savaşabilirsiniz. Ama kişisel tercihlerle ilgili problemlerde onun tartışmayı kazanmasına izin verin.
Uzmanlar evdeki gerginliği azaltmak için çocuğunuza birçok seçenek sunmanızı öneriyor. Hem de bu seçeneklerin sizin isteklerinize ters olması gerekmiyor. Örneğin yaptığınız 3-4 çeşit yemekten ikisini seçmesini istediğinizde kontrolün kendilerinde olduğunu düşünür ve sorun çıkarmazlar.

Teknoloji huzurunuzu engellemesin
Birçok çocuk için telefon, kardeşten daha kıskanılacak bir şeydir. ‘Annem benden çok saçma bir cihazla ilgileniyor.’ diye düşünmeleri çok olasıdır. Çocuklar için kıskançlığın doruğa çıktığı anlar, yatmadan önceki zamanlardır. Sizin minik canavarı yedirmek, yatmaya hazırlamak yeterince güçken bir de konuşkan arkadaşlar, akrabalar arayınca geceniz cehenneme döner. Bu durumu engellemek için çocuğunuzun yatma saatinden 2-3 saat öncesinde telefonları açmayı bırakıp telesekretere bağlanmalarına izin verin. Onu yattıktan sonra da mesajlarınızı dinlersiniz.
Gecelerimizin vazgeçilmesi televizyonlar… Siz yemek yaparken çocuğunuzun sizi meşgul etmesini istemiyorsanız, televizyona onu ürkütmeyecek bir video, film koyabilirsiniz. Ancak televizyondan gelen sabit seslerin yanında bir de çocuğunuz televizyona gözlerini yapıştırıp başka bir şeyle ilgilenmiyor, sizi dinlemiyorsa geceniz kabusa dönüşmeye başlıyor demektir. Hemeeeennn televizyonu kapatın!

Mızmızları güldürün!
Çocuklarınız sürekli didişiyorsa en iyi çözüm onları güldürmektir. Özellikle yaptığınız komik hareketler, dikkatlerini hemen dağıtır. Örneğin, babanın birden yüksek sesle şarkı söylemeye başlaması tartışmayı sonlandırır ve çocukların kıkırdamasını sağlar. Yemekten önce çocuğunuz sorun çıkarmaya veya ağlamaya başlarsa, yemeği birlikte pişirmeyi önerin. Böylece hem yeni bir şeyler öğrenirler, hem de diğer aile üyelerinden bolca övgü alırlar. Bu durum mutfakta işleri yavaşlatacak olsa da, evdeki sakinliğin devamlılığını sağlar.
Uzmanlar kardeşlerine kötü davranan çocuklara öpücük cezası vermenin doğru olacağını belirtiyor. Alışılmadık bir ceza türü gibi gözükse de çok işe yarıyor. Çocuğunuzdan ailedeki herkesi tek tek öpmesini ve onları sevdiğini söylemesini isteyin. Ama bunu yapmasını sizin istediğinizi kimseye söylememeli.
Ailedekiler çocuğunuzun bu davranışına önceleri şaşırabilirler, ama sonra onlar da sevgilerini dile getirecektir. Böylece ailece birbirinize sık sık sevgi sözleri söyleme alışkanlığı edinebilirsiniz.
Neyse ki, sevgi de huysuzluk kadar bulaşıcıdır. Bu nedenle ne kadar çok sevginizi gösterirseniz, o kadar karşılığını alırsınız.
Haberin Kaynağı: GazeteVatan