Bebeğin Duyu Organları

Dünyaya geldiğimizde muhteşem  sistemi ile geliriz. Dünyaya alışma evresi ile dünyayı tanıma evresi iç içedir. Önce kendi vücudunu tanımaya başlayan bebek, büyüdükçe duyularını da kullanarak çevreyi tanımaya başlar. Bunun için ilk olarak ağzını kullanır. Anne babaların çoklukla şikayet ettikleri “Her şeyi ağzına alıyor” cümlesinin altında aslında bebeğin tanıma, tanımlama isteği vardır. Etrafındaki bütün nesneleri bu şekilde anlamaya çalışır.

Ağız yolu ile nesneleri tanımaya başlayan bebek için bu süreç bir süre daha devam eder. Bu süreçte anne babalar bebek ağzına yeni bir nesne götürdüğünde panikle ve kaygıyla onu ağzından çekip, bebeğe kızmak yerine, sakince ağzındaki nesneyi çıkarıp, nesne ile ilgili tanımlama yapmalıdır. Ne olduğunu ona anlatmalıyız. Fakat bunu basit kelimeleri seçerek yapmalıyız. Örneğin boş bir bardağı ağzına sokmaya çalışan bebek için bardak yavaşça ağzından çıkarılmalı ve “Bunun adı bardak, bununla su içilir” şeklinde bir tanımlama yapılması, daha sonra boş bardaktan su içer gibi yapılması ve çocuğun da aynı şekilde su içer gibi yapması yani anne babayı taklit etmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde duyuları da kullanarak öğrenme süreci devam eder. Çocuğumuzun yapmasını istediğimiz şeyleri öncelikle kendimiz yapmalıyız. Emin olun ki çocuğumuz her konuda bizi rol model alır.

Bebeklerin işitme duyusu da oldukça iyidir. Hatta doğum sonrası ilk birkaç ay uzağı görmekte zorlanan bebek, işitme duyusu ile anne babasını ayırt edebilir. Sadece yakınındaki nesneleri görebilir. Sesli oyuncaklara ve insan sesine fazla tepki vermesi bu yüzdendir. Bebeklerin işitme duyusunu daha da güçlendirmek ve bu yolla hem zihinsel hem sosyal gelişimlerine katkı sağlamak adına, onlarla sık sık konuşulmalı, farklı yükseklikteki sesler ile konuşulmalı, şarkı söylenmeli, hayvan ve taşıt sesleri gibi farklı sesler tanıtılmalıdır.

indir (1)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın